29 Ekim’de Cumhuriyetimizin 87. Yılını onurla şerefle kutladık. Ulu Önder Atatürk tarafından açıklanalı 87 yıl geçti. 1. Dünya savaşından sonra dört tarafından işgal edilen yurdumuz, Sevr Antlaşması ile adeta paramparça olmuştu. Sonra En Büyük Türk tarafından yapılan liderlikle, yurdumuzu işgal cüretini gösteren dış güçler yurdumuzdan kovulmuştur. Kurtuluş Savaşımız, öncelikle Çanakkale Savaşı Kazanılarak başlamıştır. Dünyanın en büyük savaşında milletimin kahraman evlatları; atalarımız, kurşun önüne atılarak, haçlı seferlerinin en büyüğüne dur demişlerdir. Yüce Milletim bu savaşı bütün dünyaya karşı kazanmıştır. Akabinde ki Kurtuluş Savaşımızda adeta öyledir. Kahramanlık destanları ile dolu savaşlar. Yiğitlerin,  kahramanların,  gözünü kırpmadan şahadet şerbetini içen aslanların savaşları. Bu gün aldığımız nefesi, o günkü  kahramanların  verdiği nefese borçluyuz. Yani onlar nefeslerini verdikleri için, biz bu gün nefes alabiliyoruz. Milletimin her evladının Çanakkale Şehitliği’ne gidip yapılan mücadeleyi görmesi gerekir.
 
Cumhuriyet Kuruluşunun 87. Yılında ülkemizde cumhur ve cumhuriyet tartışmaları en yüksek seviyede yapılmaya başlanmıştır. Siyasi iradeyi elinde bulunduranlar ile diğer irade sahipleri arasında cumhurun ne istediği ile ilgili tartışmalar yapılmakta ve devlet yönetiminde ciddi sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Daha geçen gün Cumhuriyet Bayramı kutlama törenlerinde, bazı yerlerde, başı kapalı diye bit takım insanlarımız içeriye alınmamış, bazı yerlerde ise başı kapalılar var diye bir takım insanlarımız o törenlere iştirak etmemiş veya törenleri terk etmişlerdir. (Verilen resepsiyonlar tarafımızca tören olarak değerlendirilmiştir.)
Tartışmaya bakın bir taraf bu laikliğe aykırıdır, din devlet işlerine karışıyor derken, diğer taraf cumhur böyle istiyor. Cumhuriyet cumhurundur. Cumhur ne istiyorsa o olur diye dayatıyor. 
Anayasa değişikliğinin referandumla kabul edilmesinden sonra zaten bu türden tartışmalar yapılmaya başlanmıştı. Anayasanın değiştirilemez olan ilk 3 maddesinin de değiştirilebileceği yönünde cumhur isterse olur babında açıklamalar da yapılmıştır. Anlaşılıyor ki bu günkü siyasi irade cumhur böyle istiyor diye her şeyi yapabileceklerini savunuyorlar. Gerekçe cumhur isterse olur. Peki bu devleti kuran cumhurun, her türlü olağanüstü kahramanlıklarla, canını vererek, aç karnına yedi düvele karşı koyarak CUMHURİYETİ  kuran CUMHURUN ne istediğinin bir önemi yok mudur. Kim canını, malını, her şeyini ortaya koyarak bu cumhuriyeti kurmuştur. O günkü Cumhur mu, bu günkü Cumhur mu? Kimin istediği olacak. Bu günkü siyasal iradenin ve diğer irade sahiplerinin; Cumhuriyeti kuran Cumhurun ne istediğini iyi bilmeleri gerekir. Cumhuriyeti kuran Cumhur, bu Cumhuriyeti, Türk İslam sentezi üzerine inşa etmiştir. Bu sentez; Türk’ ün örf ve adeti ile İslamı birleştirerek yaşam felsefesini oluşturan bir sentezdir. Bu sentez laikliğe aykırı değildir. Bu sentez başörtüsüne karşı değildir. Bu sentez birilerinin din istismarı yapmasına izin veren bir sentezde değildir. Gelinen noktada bu gün yapılan tartışmalar, Yüce Devletimizin kuruluş felsefesine aykırıdır. Herkesin ibadet özgürlüğü ve yaşantısı Cumhuriyetimizin güvencesi altındadır. Kimse bu tür tartışmalara girerek siyasi çıkar sağlamaya, devletimizi yıpratmaya çalışmasın. Başörtüsü laikliğe aykırı değildir. İnancımızın ve demokrasinin bir gereğidir.

Referandum sonrası, başörtüsü sorununu çözeceğim diye ortaya çıkan, CHP ve AKP bakıyoruz çözümü ertelemişler. Gerekçe nedir. Seçim tabii. Anlaşılıyor ki yine bir taraf analarımızın, bacılarımızın başörtüsüne sahip çıkacağız diye istismar yapacak ve oy alacak, diğer taraf ise laiklik korunacak Türkiye Laik kalacak diye istismar ve propaganda yapacak oy alacak. Kısır döngü devam edecek. Hiç kimse bu kısır döngüyü bozamayacak. Bir taraf iktidar diğer taraf ana muhalefet olacak dün ve bu gün olduğu gibi yarın da böyle olacak. Bu sorun çözülmeyecek. Bu sorun çözülürse kim neyi istismar edecek. Gündeme getirilecek, tartışılacak, duygular okşanacak, tam oldu derken bir manevra ile ötelenecek. Yüce Milletim bu oyuna bir dur demez ise; Cumhur ve Cumhuriyet istismar edilmeye devam edecek.