Tarih 15 Ağustos 1984 idi...
Tok vuruşlar yırttı gece karanlığını.
Kalleş "Kaleş" sesi duydu memleket tarihinde
ilk kez.
Eruh ve Şemdinli ilçeleri basıldı. 1 asker
şehit oldu...
Yıllardan 1984' idi.
Takvim yaprakları Ağustos'un 15'ini gösteriyordu.
Saat 21.30 suları idi.
Henüz 'Kürt açılımı' telefuz edilmemişti.
Kürtleri bağımsızlığa kavuşturacağını iddia edip, Türkten çok Kürt öldüren Abdullah Öcalan takma adlı Ermeni Arit Agopyan 38 yaşındaydı.
Yıl 1984 idi.
Mevsim yazdı.
Bu tarihte saman altından su yürüten bebek katillerinin yandaşları henüz 'İmparator' lâkâpları almamıştı.
Yıl 1984 iken Mahsun Kırmızıgül Bingöl'de 17 yaşındaydı.
"Alem buysa kral nasıl olurum"un peşindeydi.
Ahmet Kaya Malatya'nın Pötürge'sinde başı belada, dağlara türkü yakma sevdasındaydı.
Yıl 1984 idi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül doğalı 34 yıl 8 ay
10 gün olmuştu.
31 yaşındaki Erdoğan'ın aklının ucundan bile başbakanlık geçmiyordu.
Yıllardan 1984 idi.
Ağustos'un 15'i, saat 21.30 sularıydı.
Yer Şemdinli ve Eruh'tu.
Kavurucu sıcaklık, ayaza dönmüştü.
Gece karanlığı örtmeye başlamıştı ortalığı
usul usul...
O kırılası sinsi el tetikteyken Ferhat Tunç 22 yaşına gelmiş askere gideceği günleri bekliyordu.
Tunç, güneşin kutsal olduğu, ateşin suyla söndürülmediği yer olarak riva yer edilen Tunceli'de doğmuştu.
Yıllardır Türkiye-Almanya arasında mekik dokumuştu.
17 can türküsünün kimlere yakıldığını bilen bilmişti.
Ferhat Tunç, hayali Kürdistanda kültür bakanı olarak ismi geçenlerdendi.
Tarih 1984'dü.
Yer Şemdinli ve Eruh'tu
Ağustos'un 15'i, saat 21.30 sularıydı.
Kavurucu sıcaklık, ayaza dönmüştü.
Büyük şehirlerde çan çalıp çingene oynama saatleri yeni başlarken Anadolumuzun bir çok şehrinde, kasabasında hayat bitmişti.
Gece karanlığı örtmeye başlamış, katil sürüsü ise tetikteydi.
Yıl 1984'idi.
Tok vuruşlar yırttı Eruh ve Şemdinli'de gece karanlığını.
Kalleş "Kaleş" sesi duydu memleket, tarihinde ilk kez.
Eruh, Şemdinli basıldı.
Eruh ile Şemdinli'nin bu tarihte basılması demek günümüze kadar 40 bine yakın insanımızın can vermesi demekti.
Bölücü örgüt PKK'nın ilk silahlı saldırısıydı bu.
Peki "Kim yaptı?" desek, herkes PKK der.
Doğru dur da.
Peki, "O saldırıyı kim yönetti?" desek, pek bilen çıkmaz.
O zaman gelin bu soruyu söyle soralım isterseniz.
1984'de PKK'nın ilk eyleminde şehit olan askerimizin katili şu anda ne yapıyor?
a) Ölü ele geçirildi
b) Hapiste
c) Hapiste öldürüldü
d) Yurtdışında, hayati korkusu nedeniyle kaçacak, sığınacak delik arıyor.
e) Milletvekili.
O bir kitapevi baskınıyla gündeme gelen isimdi.
O 1984'deki bir şehit üç yaralı verilen Şemdinli Askerlik Şubesi baskınında elebaşıydı.
Sonra yakalandı, itirafçı oldu, tahliye edildi.
Aynı ilçede "kitapçı" dükkanı açtı.
Hiç rahat durmadı.
İstihbarat elemanlarının suçüstü yapacağını anlayacağı sırada kitapçı dükkanını yakarak dünyayı ayağa kaldırıldı.
Aradan 26 yıl geçti.
PKK'nın ilk eyleminde Erzincanlı er Süleyman Aydın'ın şehit edilmesinin üzerinden.
26 yıl geçti.
26 yılda PKK, asker, polis, yaşlı, genç çocuk, bebek olmak üzere yaklaşık 40 bin kişinin canına kıydı.
Silahlar yine ellerde.
Asker, polis, yaşlı, genç çocuk, bebek yine hedefte.
Parmaklar yine çekilecek sinsi tetiklerde.
Evet 26 yıl önce PKK’ya şehit verdiğimiz Erzincanlı Süleyman Aydın’ın şehit düştüğü Şemdinli yine basıldı.
İçime yine tarifsiz bir acı düştü.
Sanki Süleyman Aydın, Mertekli Köy’ndeki mezarından kalkıp doğruldu...
“Ben Türkiye’yim” deyip yeniden uyudu...