23. 07. 2014

Çocuklarda kalp hastalıklarının belirtileri

Yazdır

Gözümüzün nuru, yaşama nedenimiz, şükür sebebimiz çocuklarımız…Gönül ister ki onlar hiç hasta olmasın, hiç acı duymasın, hiç mahzun olmasın. Aslında hayattaki en büyük nimet değil midir sağlıklı çocuklara sahip olmak.

Bunun anlamını hasta çocuğu olan anne babalar en iyi bilir sanırım. Hiç hasta olmamaları olsa da dileğimiz, ne yazık ki bu her zaman olmuyor.

Hele bazen aylarca yıllarca hastane odalarına mahkum olmak zorunda kalabiliyor o küçücük bedenler. Daha kötüsü bazen hastalıklarının farkına varılmadığı için, ya bir yerlerde oynarken, koşarken, ya uyurken, ya da hiç habersizce kaybediliveriyorlar o körpecik yavrular.

Bazen var olan bir hastalığı olmasın diye önleyebilmenin bir yolu yoktur ama olan bir hastalığın farkına varıp erken tedavi ettirebilme şansı yanı başımızda duruyor olabilir. İşte bu yazımızda böyle durumlardan biri olan kalp hastalıklarının belirtilerinden bahsetmek, bu belirtilerin aileler tarafından fark edilmesini sağlamak böylece tedavisi mümkün pek çok kalp hastalığı yüzünden çocuklarımızı kaybetmemek için farkındalık sağlamak istedik.

Kalp hastalıkları çocuklarımızda bazen doğumdan beri varolan hastalıklar olarak görülür, bazen de sonradan ortaya çıkar. Bu nedenle biz çocuklarda görülen kalp hastalıklarını doğumsal ve edinsel (sonradan) kalp hastalıkları olarak sınıflandırırız.
Doğumsal olanlar çocuklarda daha sık görülür ve anne karnındaki bebeğin gelişimi sırasında ortaya çıkan anomalilerdir.

Bu anomaliler kalbin kulakcık ve karıncıkları arasındaki duvarlarda delikler kalbe gelen ve çıkan damarlardaki anomaliler, kalp kapakçıklarındaki anomaliler, karıncık ve kulakçıkların gelişme bozuklukları ve bu saydığımız anomalilerin birkaçının bir arada bulunduğu kalp gelişim bozukluklarıdır. Bu hastalıkların bazıları daha hafif bazıları ise ölümcül olabilir. Doğumsal kalp hastalıkları anne karnında bebeğin detaylı olarak incelenmesi sırasında saptanabilir ve hatta bazen daha bebek anne karnındayken tedavi edilebilir. Bu nedenle her anne adayının hamileliğinin 16-20. haftaları arasında detaylı bir inceleme yaptırmaları önerilmektedir. Bu şekilde saptanan hastalıklar doğum sonrasında kalp hastalıkları konusunda çalışan tam teşekküllü hastanelerde hemen tedavi edilebilmektedir. Eğer herhangi bir nedenle anne karnındayken kalp hastalığı saptanamamışsa, ki ülkemizde hamile kadınlarımızın hepsinin böyle bir imkanı olmadığı gerçeğini de düşünürsek, bebek doğduktan sonra kalp hastalığı varlığının fark edilmesi için bazı ipuçları ailelere yol gösterecektir. Öncelikle aile bu konuda dikkatli olmalı bebeği iyi gözlemlemelidir. Kalp hastalığı olan bebekler meme emerken çabuk yorulur. Morarma, aşırı terleme, nefes darlığı çekerler. Sık sık enfeksiyona yakalanır. Bu bulguların olması mutlaka kalp hastalığı olduğu anlamını taşımasa da mutlaka bebeğin bir hekime kontrol ettirilmesi, ve bulgulara yol açan nedenlerin açığa kavuşturulması gerekmektedir.Edinsel kalp hastalıkları dediğimiz, sonradan oluşan kalp hastalıkları arasında en sık görülen romatizmal kalp hastalıklarıdır. Beta hemolitik streptekok denilen bir bakteri tarafından oluşturulan boğaz enfeksiyonundan 2–4 hafta sonra bazı çocuklarda eklemlerde ağrı, şişlik, cilt döküntüleri gibi bulgularla romatizmal ateş gelişir, kalp değişik oranlarda etkilenebilir. Oluşan kalp hasarı kalıcı olabilir. Streptekoklara bağlı boğaz enfeksiyonun da sık görülen belirtiler ani başlayan ve yutkunma ile artan boğaz ağrısı, ateş, çene altı ve boyunda oluşan ağrılı şişliklerdir. Belirtiler bazı çocuklarda hafif olabilir. Bu gibi durumlarda çocuk doktora götürülmeli ve boğaz kültürü alınmalıdır. Beta streptekok enfeksiyonları ile yapılan mücadele sonucu kalp romatizması giderek azalmayla birlikte ülkemizde hala sorun olmaya devam ediyor.
Yine süt çocukluğu döneminde görülen bir çok akciğer hastalığı, kızamık kabakulak kızamıkçık, suçiçeği gibi viral hastalıklar difteri, polio gibi hastalıklar kalp kasını ve kalp zarını tutabilir. Ancak çok şükür aşılar sayesinde bu hastalıklardan kaynaklanan kalp rahatsızlıkları en aza indirilmiştir. Yine damarları tutan bazı hastalıklar, hasarlı kapak üzerine yerleşen infeksiyöz etkenlerde kalp hastalıklarına yol açabilir. Bazen dişte oluşan bir çürük bile kalp hastalığını davet edebilir. Günümüzün önemli bir sorunu olan beslenme bozuklukları dengesiz beslenme ve obesite de kalp hastalıklarına çocukluktan itibaren meydan veren önemli etkenlerdir.

Kalbin iletim sistemindeki düzensizlikler de çocukluk çağında görülebilir. İyi huylu disritmiler olduğu gibi, kalp yetmezliğine, bayılma ve hatta ani ölüme sebep olan ritim bozuklukları çocukluk çağında görülebilir. Bunlar sıklıkla doğumsal kalp hastalıkları veya geçirilmiş kalp ameliyatlarına bağlıdır. Kalpte yapısal bir neden olmadan da ritm bozukluğu olabilir. Çabuk yorulma, gece uykudan aniden uyanma ve bağırma, bebeklerde beslenme bozukluğu, huzursuzluk, terleme ve solunum bozukluğu ritm bozukluğunun belirtileri olabilir. Elektrokardiyografi ile tanı konabilir.

Burada sayılması mümkün olmayacak kadar fazla görülen kalp hastalığı çeşitleri çocukluk çağında fark edilerek tedavisi yapılabilir. Bu nokta özellikle akılda tutularak, ailelerin çocuklarını tanımaları, yakından izlemeleri ve onlarda oluşan değişiklikleri takip etmeleri, hem fiziksel hem ruhsal olarak sağlıklı nesiller yetiştirmek için oldukça önemlidir.

Özetle, eğer yenidoğan bebeğiniz, emerken zorlanıyorsa, (ancak emzirme ve emme konusunda acemilikten kaynaklanan emme zorlanması bu durumun dışındadır), emerken çok çabuk yoruluyor, nefesi kesiliyor, morarıyorsa, huzursuzluğu sürekliyse kalp hastalığı şüpheniz olsa da olmasa da bir hekime danışmanız gerekmektedir. Daha büyük çocuklarda özellikle boğaz infeksiyonu sonrası eklemlerinde ağrı, ateş gibi bulgular varsa, olası bir kalp hastalığına davetiye çıkarmamak için mutlaka hekiminize başvurmanız önemlidir. Çocuğunuz kalbinin arada bir çok hızlı attığından, adeta göğsünde bir kuşun çırpındığını hissettiğinden bahsediyorsa ona kulak vermeli ve yine sağlık kuruluşuna gitmelisiniz.
Keşke hiç hastalık olmasa, özellikle çocuklarımız hiç hastalanmasa ama bu mümkün değil. ancak mümkün olan bir şey var ki, onları gözetleyip, anlamak, tanımak, onlarda oluşan değişikliklerin farkına varmak ve böylece bazen ölümcül olabilen pek çok hastalığı basit bir tedaviyle bertaraf edebilmek…işte bu elimizde….

hepinize ailelerinizle, sevdiklerinizle huzurlu mutlu günler ve sağlıklı çocuklardan oluşan nesiller dileklerimle…