12. 12. 2017

Türkiye’nin kalbi Erzincan!

Yazdır

Kalbi vatan sevgisi ile atan Erzincan, Anadolu’nun kalbi, medeniyetlerin başkentidir.
Asırlar boyunca önemli bir ticaret ve sanayi kenti olan Erzincan tarihin pek çok döneminde coğrafi konumu nedeniyle stratejik geçiş noktası oldu. Güney-kuzey, doğu-batı kavşağı olarak dağılma güzergahı olan Erzincan, ticari ve üretim kabiliyetini zamanla farklı bölgelere yapay bir biçimde aktarılmasına karşın tekrar şaha kalkacağı zamanın geldiğine inanıyorum. Bu süreçte dağlık bir bölge olan Erzincan’ın can damarları olan ulaşım projeleri diğer bölgelere oranla çok ağırdan ilerliyor. Erzincan’ın geçmişte ülke ekonomisi de göz önüne alınarak köprüleri, yol ve benzeri projeleri hemşerilerimizin kendi çaba ve bütçelerini zorlayarak yaptığı tartışılmaz bir konu … Özellikle diğer illerde yaşayan hemşerilerimizin kurduğu derneklerin Erzincan kalkınması için sarf ettiği gayret ve emek bir tarafa ayırdığı bütçeler dayanışmayı çok zorladı….Yazılması gereken derin ve uzun konular bir tarafa beyin fırtınası ile dayanışma birliği ruhuna odaklanılması, çoğunluğun hem fikir olduğu yenilikçi sistemsel yaklaşımların özümsenmesini amaçlıyorum. Aslından bir şehrin sanayisinin üretmesi ve insanlara ekmek kapısı olması gelişim için çok önemli, bir çok kentin kanayan yarası olan gençlerin işsiz kalması ve kentin sürdürülebilirliği açısından temel sorunu diyebiliriz.

Dünya siyaseti ve ekonomisindeki belirsizliğin getirdiği zorlu bir dönemin yanı sıra komşu ülkelerde yaşanan savaş ortamı etkilerine rağmen projelerimizi hızlandırmalı ve sanayimizi büyütmeliyiz.
Erzincan sanayisi üretim, istihdam ve ihracatıyla umut vermesi gerekiyor.
İl ve ilçe belediyelerine bölgesel turizmin canlanması ve ekonomik olarak bölge halkının kalkınmasında önemli rol oynamaları, tarihi ve kültürel kimliğe bilinçli sahip çıkılması için sürdürülebilir, uygar yaşamı, gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak adına büyük görev düşüyor.

Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında inşa edilen konutların, ikamet eden vatandaşlara sosyal ve ekonomik açıdan gelişimlerini desteklemek amacıyla öngörülen yatırımların yanı sıra metropol şehirlerden bunalan hemşerilerimizin memleketlerine olan özlemini iyi değerlendirmek gerekiyor.
Erzincan nüfusunun üç katı Türkiye’de yaşayan hemşerilerimiz düşünülerek, kendi köylerinde veya ilçe merkezleri gibi yerleşime uygun yerlerde köy ortamına entegre yaşam alanı projeleri hayata geçirilmesi ve dönemsel de olsa insanımızın memleketini ziyaret etmesi sağlanmalı… Ayrıca termal tesislerimizin yaygınlaştırılarak devre mülk usulünce işletilebilir hale getirilmesi yenilikçi bir çözüm sunulabilir.

Tekstil, gıda sektörünün önemi hiçbir zaman azalmayacağını, ülke ekonomisindeki rolünü ve önemini her zaman koruyacağı bilinciyle bu sektörlerde atılım yapmak zorundayız. Özellikle hayvancılığın yok olmaması için devlet destekli projeler ile elimizden gelen yardımı bu istek ve gayret içinde olanlardan esirgememeliyiz. Katma değeri yüksek ürünlere odaklanmak için küresel marka olabilmenin iş dünyası işbirliğine dönüştürmenin ekonomik bir fayda olarak kullanılması sağlanmalı …

Bu noktada organize sanayi bölgesine kentin doğasını bozmadan geliştirme çalışmalarına profesyonel yaklaşmak zorundayız. Her yaştan vatandaşa uygun projeleri hayata geçirmenin ve toplumun her ferdini mutlu etmeyi amaçlamak, aralıksız bir gelişim için akıllı çalışmanın temelinde insan olduğuna inanarak yola devam etmeliyiz.
Sadece sanayi ve ticarette mi iş bitiyor … Son zamanlarda sürekli dile getirilen hastane ve yatırımların büyük bir sağlık üssü haline gelmesi de önem arz ediyor. Yükseköğrenim, çevre iller ve komşu ülkeler için eğitim merkezi olmayı başarması için geleceği aydınlatıyor olmanın potansiyeline sahip olduğumuzu bilmemiz gerekiyor.
Ülkemizde bilinçli yatırım yapılması en önemli unsur. Tarihin derinliklerinde ticaret ve sanayi denilince akla ilk gelen Erzincan’ın kıymetini bilmeliyiz.

Anadolu’nun kalbi olan Erzincan, dağ gibi arkanda Türkiye … ''Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!'' (Mustafa Kemal Atatürk)