17. 10. 2018

Özlenen nedir?

Yazdır

Geçtiğimiz günlerde Erzincan Gazeteciler Birliği Derneği’nin 1. Olağan Kongresi gerçekleştirildi. Tek liste ile seçime giren ve oluşturduğu liste ile Erzincan Gazeteciler Birliği Derneğinin başkanlığına kıymetli kardeşim Sedat Sevim geldi. Naçizane bu fakiri de Yönetim Kurulu listesine aldı. Öncelikle kendisine başarılar diliyorum. Bu ay tarih sayfamızda farklı bir bölüme değineceğim.

Osmanlı’nın tarih sahnesinden kaldırılıp Meşrutiyet yönetiminden, Cumhuriyet yönetime geçildiğinde nelerin yaşandığını sizlerle paylaşmak ve tarihi hafızaları biraz yenilemek istiyorum. Cumhuriyet Celladı, Cellat Kara Ali diyor ki 10 yıl içinde 2000 kişiyi sallandırdım. Bir cellada düşen miktar. Bu millet     isteyerek mi şapka giydi, isteyerek mi ezanını feda etti. Bu millet isteyerek mi dini eğitimi veren okulları kapattı. Tekkeler zaviyeleri bu millet mi kapattı?

Millete mi soruldu.
Diktatörlükler de millete bir şey sorulmaz. Ben yaptım oldu mantığı işler. Efendim millet niye bir şey demedi. Çünkü denecek bir ortam yoktu. Diyeni sallandırıyorlardı.

Bu ancak demokratik ortamlarda söylenebilir.
Bu ülkede şapka takmadıkları için insanlar asıldı. Şapkadan insan asılır mı? Kıyafetten dolayı insan asmak hangi aklın alabileceği bir durumdur.
Şapka için Rize bombalandı. Hamidiye Kruvazörü gönderiliyor ve bombalanıyor. Of tarafları bombalanıyor. Halk bakıyor ki bunlarda acıma hissiyatı yok.
"Yapmayın diyorlar şapkada giyeceğiz, vergide vereceğiz."
Ne yapsın Halk. Kendi silahı ile kendi askeri tarafından bombalanıyorlar. Size inanıyor ki bu ifade bir başka tarihi hatırlatıyordur.

15 Temmuz 2016
Bu ülke de ezan Türkçeleştirilmedi. Bu ülkede ezan minarelerden indirilmeye çalışıldı.
Ezan sadece namaza çağrı değildir. Ezan zikirdir, tefekkürdür, evrensel bir dil dir. Siz Lazca, Abazaca, Urduca, ezan okursanız ben onun ezan olduğunu nereden bileceğim. Ezan aslında toplumsal bir çağrıdır. O dönemin yöneticilerinin söylediği şu. Biz İslamiyet ile bir şey yapamayız. Hristiyan olmamız lazım. Kademe kademe İslamiyet’i kaldırma harekatıdır. Bu söylediklerimi iyi okuyunuz. Yazdıkların hikâye kitabının sayfalarındaki bir başlangıcın cümleleri değildir. Okuduklarınız bu ülkede bir zamanlar yapılan zulümlerin sadece birisidir. Taksit taksit İslamı kaldırmak için yeni bir din uydurmaya çalıştılar.
Şapka giymedi diye adam asıyorlar, ezan meselesinde Bursa da bir patırtı oluyor. Nerede ise Bursa’yı yıkacaklar. Bediuzzaman ve Nazım Hikmet’in başına gelenler ortada. Onu zindana atan da CHP değil mi. Bu tabi o zaman başlamadı. Bu eski bir niyetin hayata geçirilmesidir. Diktatörlük olan yerde olay herkesin başına gelir.
İstiklal Marşı’nda
"Ulusun korkma nasıl böyle bir imanı boğar,
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar,
Bu ezanlar ki şehadetleri dinintemeli
Ebedi yurdumun üstün de benim inlemeli"
Mehmet Akif’in istiklal marşı olarak şiiri kabul edeceksiniz. Sonrasında da ezanı kaldıracaksınız. Olacak şeyler değil. Hadi namazda gözünüz yok, milletin ezanıyla ne uğraşıyorsunuz.

Değerli okuyucularım,
Biz bir aldatmacanın içindeyiz.
Muhammed’i ezanı bu ülkedeki halkın kimliğinden çıkarmak istediler.
Ezanı kimlikten çıkarmak isterken, alfabeyi de çıkarttılar. Her şeyi kaldırdılar.
Yeniden dizayn etmek için. İş ezandan başlamadı ki, Camilere sıra koydu bu alçaklar. Hristiyan adetlerini Müslümanlara uygulatmaya kalktılar.  Amaç yavaş yavaş Hristiyanlığı seçmekti.

Türbeleri kapatmışlardı mesela. Oysa Fatih’in, Kanuni’nin türbelerini kapatmanın dinle bir alakası yoktu, çünkü bunlar birer sanat eseriydi aynı zamanda. Bunun halkta tepki uyandırdığını görünce 1950 seçimlerinden birkaç ay önce kendi çıkardıkları İnkılâp Kanunu’nu değiştirip türbeleri apar topar açıyorlar. O arada İmam Hatipler, din dersinin seçmeli olması, İlahiyat Fakültesinin açılması vs. de gündeme geliyor.

1932-1950 arasında 18 yıl boyunca ezan yasaktı. Hatta 1950’ye gelindiğinde Arapça ezanı unutan müezzinler vardı.
Netice itibari ile kafa karıştıran bazı meseleler var.
O zamanın Türkiye Cumhuriyeti ile, şimdinin Türkiye Cumhuriyeti arasında dağlar kadar fark var.

Türkiye’nin ayağa kalkmasını hiçbir güç durduramayacaktır.
Geçmişe bakın.

Özlenen nedir? Tanklar mı, tüfekler mi, 3,5 liraya muhtaç Türkiye mi özlenir hale geldi. Odaları tımarhaneden farklısı eski hastaneleri, eski üniversiteleri, eski yollarımı özlediniz.
Allah aşkına söyleyin siz neyi özlediniz?