14. 11. 2018

Canım Türkiyem

Yazdır

Canım ülkem de neler oluyor neler.
Son yıllarda ki olaylara bakın, darbe olacak diye baskın seçim yapılıyor. Fetö denen ihanet örgütü Türkiye Cumhuriyeti Devletini ele geçirmeye teşebbüs etti. Üç beş çapulcunun oluşturduğu çeteler ülkemize güneyden saldıracaklar diye silahlı kuvvetler güneye kaydrıldı. Ekonomik operasyon yapılıyor
denerek lira sürekli değer kaybediyor.

Ülkenin tepesinden bilim adamlarının tersine iktisat teorileri öne sürülüyor. Şeker Fabrikaları yangından mal kaçırır diye acele ile satıldı. Ülkücülere hayvan benzetmesi yapan Recep Tayyip Erdoğan Bey, MHP’nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildi. AKP ve MHP ittifakta. CHP,SP,İP ve DP ittifakta bir HDP ittifak dışı kalıyor. Ekonomik kriz kapıda, Devletimiz döviz bulamıyor. İş adamları tedirgin. Dövizle borçlanan kurumlar iflas eşiğinde. Yurt dışında devletimizin bir dostu kalmadı. Bütün dünya sanki bir araya gelmiş, işlerini güçlerini bırakmışlar da Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı operasyon hazırlığı içerisindeler deniyor. Kısacası Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ki en zor günlerini geçiriyor.

Benim burada ki amacım seçimde oy verme yönlendirmesi yapmak değil.  Zira Hemşerimiz Binali Yıldırım’ın Cumhurbaşkanı adayı olmasını çok istemişimdir. Ancak her nedense kolay yol olan herkesin beğendiği kişi aday gösterilmiyor. Şu anda ki Sayın Cumhurbaşkanı tekrar aday gösteriliyor.  

O zaman ekip değişmeyecekse seçime ne lüzum vardı ki? Türkiye’nin beka sorunu nedir. Madem ihtilal riski var ise neden kimse hakkında bir işlem yapılmıyor. Fetö nün üst bürokrasi yapılanmasına ve siyasi ayağına neden dokunulmuyor.
Nedir bu kargaşa? Neler oluyor.

Canım Türkiye’mde kimler ne dolaplar çeviriyor. Elimimizde bilgileri olanları cezalandırdık deniliyor. Peki de neden arıyorsunuz ki, sizin döneminizde kimi nereye atadıysanız, referanslarına bakın Fetö cüleri  zaten bulursunuz. Buna cevap olarak da, bunlar 17,25  Aralıktan sonra değişti deniliyor. Zaten Fetö o gece tüm örgütüne onlardan görünün bize hakaret yağdırın kamufle olun dediğini herkes biliyor. Siz bunlara inanırsanız o zaman halen bunlar ihtilal yapabilir diye korkarsınız.  Bu işin kuralı şudur. Kim bunlarla iş tutmuşsa derhal devletten uzaklaştırılmalıdır. Ucu kime giderse gitsin. Aksi takdirde temizleyemezsiniz. Örneğin ben hiç kandırılmadım. Ne Fetöcüler nede Kürtler beni kandırdı. Sende kandırılma. Kandırılıyorsan Türk Milletinin kaderiyle oynanmamalıdır.

Yukarıda ki anlattıklarımızı kişileri sorumlu tutmak için yazmadım. Türkiye Devletinin Başbakanı, Cumhurbaşkanı vatan için canını feda eder. Bundan kimsenin şüphesi yoktur. Olmamalıdır. Ancak Devletimizde bir şeylerin değişmesi gerekiyor? Bu da liyakatli olanların, devlette görevlere atanmaları gerekiyor. Şu anda devletin bir numaralı görevlerinde oturanları bir inceleyen. Kimler hangi görevlere nerelerden atanmışlar. Örneğin Başbakanlık Müsteşarı, diğer bakanlıklar müsteşarları, yardımcıları, Genel Müdürler, yardımcıları, Kurul üyeleri, kurul başkanları nerelerden hangi görevlerden, hangi takvimlerle atanmışlar. Şu anda bürokraside yeterince olaylara hakim olan kamu erki kanaatimce bulunmamaktadır. Derhal bürokraside yeniden bir yapılanmanın önü açılmalıdır. Hem bilgili, hem de devlet için gözünü kırpmadan ölebilecek, liyakatli memurlara ihtiyaç var. Devlette eksik olan işte budur.

Son zamanlarda yazılan kanun, yönetmelik ve tebliğlere bakarsanız. Bir hukuk ve devlet dili olmadığını görürsünüz. Mektup yazar gibi mevzuat yazılıyor.  Bu da liyakat sorunu ile alakalı bir durumdur.

Ramazan Ayında da seçime gidildiğini de öğrenmiş olduk. Kim bilir daha neler göreceğiz.  Önümüzde ki  Mübarek Ramazan Bayramının Türk Milletine ve İslam Alemine hayırlar getirmesini diliyorum. Önümüzde ki seçimlerin Türk Milletine hayırlar getirmesini diliyorum.  Erzincanlı olan ve hangi partiden olursa olsun, Erzincan kimliğini siyasi kimlikten üstün tutan, aslan yürekli, 24 ayar milletvekili adaylarımıza başarılar diliyorum. Korkmayın Erzincanlı sayısı artsın. Erzincanlıdan devlete ve millete asla zarar gelmez.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE